25 Ekim 2008, 10:39. 0 fav. tanjant2x.
Etiketler:
başarı, bölüm, doğru, eğitim, eğitim sistemi, halkla ilişkiler, meslek, meslek yüksek okulu, okul, prof.dr., sakarya üniversitesi, sevgi, tavsiye, toplum, türk, yanlış, yeni müfredat, ödev, örnek, öğrenci, öğretim üyesi, öğretmen
Son yıllarda eğitimde moda olmuş bir konudan bahsediyoruz.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Meslek Yüksek Okulu Halkla İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Hüdaverdi Adam, çocuğunun okulda başarılı olmasını isteyen velilerin, ödevi kendileri değil çocuklarına yaptırmaları gerektiğini söyledi.
Hüdaverdi Adam, Türk toplumunun ekseriyetinin koruyucu ve himaye edici bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bunun bir sonucu olarak velilerin çocuklarının ödevlerini kendileri yaptıklarını dile getirdi. Ödevin okulda verilen dersin öğrenci tarafından anlaşılıp anlaşılmadığının bir kontrolü olduğunu ifade eden Adam, "Eğer öğrencinin ödevini 'Çocuğum üzülmesin, zorlanmasın' diye veli yaparsa aslında çocuğuna kendi eliyle kötülük etmiş olur." dedi.
Öğrencinin ödevine hiç karışmamak, hiç ilgilenmemek ne kadar yanlışsa ödevi velinin yapmasının bir o kadar yanlış olduğunu kaydeden Adam, şu tavsiyelerde bulundu: "Bırakın ödevini çocuğunuz kendisi yapmaya çalışsın. Müdahale etmeyin. Ödevini bitirdikten sonra kontrol edin. Yanlış yaptığı soruları yeniden gözden geçirmesini isteyin. Yine yanlış yapmışsa onun anlayacağı bir dilden örnekler vererek sorusuna doğru cevabı bulmasını sağlayın. Ama hiçbir zaman kağıdı kalemi alıp ödevi kendiniz yapmayın. Eğer sıkça böyle yaparsanız çocuğunuzu ödev yapmaktan da soğutmuş olursunuz."
Öğrencinin başarılı olmasında güçlü bir etkeninde ona sevgi ve şefkatle yaklaşılması olduğunun altını çizen Adam, ancak bunda aşırıya kaçılmamasını önerdi. Adam, "Çocuğuna karışı sevgi ve ilginizi dengeli bir şekilde ortaya koyun. Baskıcı, azarlayıcı bir tutum takınmayın. Bir rehber gibi davranın. Sadece denetleyen değil, destekleyen bir anne baba olun" dedi.
Yeni müfredatın uygulamaya konulmasıyla başlayan sorunlar dizisinin önemli ayaklarından biride bu konuydu .Sorunu tamamen yeni eğitim sisteminine veya veliye indirgemek yanlış olur. Bu meselenin veli ,öğrenci,öğretmen ve eğitim sistemi bütünlüğü ile incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.