| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
matematik resimleri sbsmatematik
Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

SBS başvuru kılavuzları yayınlandı

28 Şubat 2009, 10:20. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

 

Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ile Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) kılavuzları Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlandı. SBS'ye başvurular 2 Martta, PYBS'ye ise 23 Martta başlayacak. 

Sınavlarla ilgili tüm işlemler "http://e-okul.meb.gov.tr" adresinden yapılacak. Tüm işlemler, e-Okul sistemi kapsamı içinde elektronik ortamda gerçekleştirildiği için öğrencinin e-Okul sisteminde kayıtlı olması gerekiyor. 

İlköğretim 6, 7 ve 8'inci sınıfların gireceği SBS'ye başvurular, 2-20 Mart 2009 tarihleri arasında olacak. 

SBS'ye başvuracak öğrenciler T.C. kimlik numarası ile başvuru ücreti olan 10 TL'yi belirtilen tarihler arasında T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası veya Türkiye Halk Bankası şubelerine yatırabilecek. Öğrenciler, sınav ücreti yatırma işlemi için bankaya herhangi bir havale ücreti benzeri gider ödemeyecek. Öğrenciler, sınav ücretini yatırdığı banka dekontunu saklayacak. 

Öğrenciler ayrıca başvuru döneminde okul müdürlüğüne, kırtasiye, internet, fotokopi giderleri için okul aile birliği makbuzu karşılığında 2 TL ödeyecek. 

Süresi içinde bankaya sınav ücretini yatırmayan öğrenciler başvuru yapmamış sayılacak. 

SBS, ilköğretim 6'ıncı sınıfların sınavı 13 Haziran, 7'inci sınıfların 7 Haziran, 8'inci sınıfların 6 Haziran 2009 tarihlerinde gerçekleştirilecek. 

İlköğretim 8'inci sınıfın SBS sonuçları 13 Temmuz 2009 tarihinde ilan edilecek. 

 

 İlköğretim 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11'inci sınıfların gireceği PYBS için başvurular, 23 Mart-3 Nisan 2009 tarihleri arasında alınacak. İlköğretim 6, 7 ve 8'inci sınıf öğrencilerinden PYBS'ye girmek isteyenler için SBS sonuçlarına göre PYBS puanı hesaplanacak. Bu öğrenciler ayrıca bir sınava girmeyecek. 

İlköğretim 5, 6, 10 ve 11'inci sınıflar için sınav 3 Mayıs 2009, ilköğretim 6'ıncı sınıflar için 13 Haziran 2009, ilköğretim 7'inci sınıflar için 7 Haziran 2009 ve ilköğretim 8'inci sınıflar için ise 6 Haziran 2009 tarihlerinde gerçekleştirilecek. 

Sınava başvuracak öğrenciler, 10 TL sınav ücretini T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası veya Türkiye Halk Bankası şubelerine yatırabilecek. 

PYBS'ye ilköğretim 5, 6, 10 ve 11'inci sınıflardan başvuracak öğrenciler sınav ücretini başvuru tarihleri içinde, ilköğretim 6, 7 ve 8'inci sınıflardan başvuru yapacak öğrenciler ise sınav ücretini 2-20 Mart 2009 tarihleri arasında yatıracak. Bu öğrenciler SBS ile sınava girecekleri için ayrıca sınav ücreti yatırmayacak. PYBS sonuçları 31 Temmuz 2009 tarihinde duyurulacak. 

 

0 yorum

ÖĞRETMENLİK PUANLARI TIP FAKÜLTESİ DÜZEYİNE GELDİ

26 Şubat 2009, 20:02. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

Memurluğa ilginin artmasına en güzel örneğin üniversitelerin öğretmenlik bölümlerine girişte gerekli puanlardaki yükseliş olduğuna dikkati çeken Gündoğdu, ‘’En düşük puan gerektiren bölümler, öğretmenliklerdi.

Ancak günümüzde öğretmenliklerin puanı, tıp fakültelerinin ayarına geldi’’ diye konuştu. Öğretmenlik bölümlerinin puanlarındaki artışa rağmen branşlara göre açık kadro sayısının değiştiğine işaret eden Gündoğdu, geçmişte kamuda öğretmen olamayanların dershanelerde iş bulabildiğini, ancak dershanelerde de kadroların dolması nedeniyle öğretmen adaylarının KPSS’ye geçmişe oranla daha fazla ilgi gösterdiğini vurguladı. Coğrafya, Türkçe, İngilizce, matematik, rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile sınıf öğretmenliğini tercih edenlerin, açık kadro sayısı nedeniyle diğer branşlara göre daha şanslı olduğunu ifade ederen Gündoğdu, ‘’Ancak, 40 kişilik kimya öğretmeni açığı için 5 bin kişi başvuruyor. Bu da KPSS’den alınması gereken puanı yükseltiyor yani arz-talep dengesizliği nedeniyle KPSS kurslarının sayısı her geçen gün artıyor’’ dedi. ‘’Öğretmen alımlarıyla ilgili mevcut problemler nasıl düzelebilir’’ yönündeki soruyu ise Gündoğdu, ‘’Eğer Türkiye’nin kaç tane öğretmene ihtiyacı olduğunu bilip, buna göre kontenjan planlarsanız, 20 yıl sonra belki bu sınav problemini çözersiniz. Fakat şu an sınavdan başka çözüm yolu yok’’ diye cevaplandırdı.

0 yorum

Anadolu lisesini kazanamayan 'sınıf atlayamıyor'

25 Şubat 2009, 09:29. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

Sabancı Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) hazırladığı 'Eğitimde eşitlik' raporu, öğrenciler arasındaki eğitim ve sosyo-ekonomik farkı gözler önüne seriyor. Rapora göre Türkiye'de öğrenciler arasındaki ekonomik fark eğitimlerine, dolayısıyla hayatlarına büyük etki yapıyor.

Anadolu liseleri gibi elit bir liseyi kazanamayan öğrencilerin önüne büyük engellerin çıktığını belirten ERG Direktörü Prof. Dr. Üstün Ergüder, genel veya meslek liselerine giden öğrenciler genellikle 'sınıf atlama' şansı yakalayamıyor. Ergüder, "Okullara sosyoekonomik ve kültürel durumuna göre ayrıştırılan ve dolayısıyla yükseköğrenimi de buna göre şekillenen genç, zamanla kendini toplumun dışında hissedecektir." yorumunda bulunuyor. Ergüder, "Eğitimde eşitliğin sağlanması için okulöncesi eğitimin az olduğu yoksul bölgelerde yaygınlaştırılması gerekiyor." vurgusunda bulunuyor. Rapora göre Türkiye'de en zengin öğrenci için yapılan eğitim harcaması, en fakir öğrenci için yapılandan 21 kat daha fazla. Ebeveynlerden babanın eğitim durumu yükselirse kızların okuma oranı artıyor. Annenin eğitimi düşükse bu oran düşüyor. Rapora göre eşitsizliğin çözümü için birinci öncelik okulöncesi eğitimin yoksul kesimlere ulaştırılması. Çünkü bir yıl okulöncesi eğitim alan çocuk, 15 yaşına geldiğinde okulöncesi eğitim almamış bir akranından akademik gelişim bakımından 2 yıl ileride bulunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de 1997-98 öğretim yılında ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 84,7 iken 2007-08 döneminde bu rakam yüzde 95,7'ye yükseldi. Ancak hâlâ ilköğretim çağındaki 442 bin 625 çocuk, eğitim sistemine kayıtlı bulunmuyor. Sabancı Üniversitesi ERG tarafından hazırlanan 'Eğitimde eşitlik' raporuna göre kız çocuklarının eğitiminde ebeveynlerinin eğitimsiz olması engel olarak göze çarpıyor. Baba yahut annesinin eğitim düzeyi bir yıl daha fazla olan kız çocuklarının eğitime katılım ihtimali yüzde 3 artıyor. Ebeveynin eğitim durumu erkek çocukları için belirleyici bir faktör değil. Annenin tek ebeveyn olduğu ailelerde kız çocuklarının eğitime katılma oranı ise yüzde 38 daha düşük. Güneydoğu'da yaşayan kızların İstanbul'daki kızlara göre okuma oranı yüzde 50 daha aşağıda.

'Eğitimde eşitlik' raporundan ilginç sonuçlar:

15-19 yaşlarındaki 6,4 milyon gencin 940 bininin (yüzde 15) ilköğretim diploması yok.

15-19 yaşında ilköğretim diploması olmayan her 10 gençten 7'si kız.

15 yaşında eğitime devam eden gençlerden okuma testinde yüzde 32'si,

fende yüzde 46'sı, matematikte ise yüzde 52'si temel yeterlilik düzeyinde değil.

Babası en az lise mezunu olan çocukların genel puanları 6-13 daha yüksek.

Babası çalışan çocuklar 10-14 puan daha fazla puan almaktadır.

Anadolu lisesinde okuyan bir genç, genel lisede okuyandan 66-79 puan fazla alıyor.

0 yorum

Matematik öğrenemiyor musunuz?

19 Şubat 2009, 15:27. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

 Yapılan araştırmalar da matematik öğrenememek bir hastalık olarak çıktı.

Söz konusu hastalığın adı Dyscalculia; matematik öğrenme bozukluğu. Beyingücü Dergisi, bu konuyu gündeme getiren popüler eğitim ve bilim yayınlarından biri olarak dikkat çekiyor. Daha önceki sayılarında Dyscalculia'nın ne olduğuna dair yazılara yer veren dergi son sayısında Dyscalculia'nın üzerinde çalışmalar yapılan güncel bir olduğu hatırlatılıyor. Dergi bu sayısındadyscalculia'nın belirtilerini hatırladıktan sonra tedavi yöntemlerine de değiniyor. 

Dyscalculia'nın Belirtileri 

Sayılarla çalışmada zorluk 
Matematiksel sembollerin kafa karıştırması 
Basit bilgileri uygulamada zorluk (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) 
Mantık açısından matematikte zorlanma 
Zamanı anlatmada zorluk 
Yönlerle ilgili zorlanma 
Matematikteki genel kavramları anlayamama ve hatırlayamama 
Stratejik planlamada beceri eksikliği (örn: satranç oynarken) 
Sayıların geçtiği öğrenmelerde hafıza zayıflığı 
Dyscalculia Nasıl Teşhis Edilir? 


Öğretmen veya anne-baba çocukta yukarıdaki semptomları fark ettiyse çocuğun bu bozukluğa sahip olup olmadığını kolayca aydınlatabilir. İlk adım olarak aile doktorunuza danışabilirsiniz. Muhtemelen sizi bir uzmana yönlendirecektir. Uzman birtakım testler yaparak bu bozukluğun var olup olmadığını saptayabilir. 

Dyscalculia'sı olan bir çocuk ortalama yahut ortalamanın üstünde bir zekâya sahiptir. Fakat matematik alanında bu başarısını açığa çıkaramaz. Bu noktaya dikkat etmek gerekir. 


Dyscalculia Nasıl Tedavi Edilir? 

Dyscalculia teşhisi konulan çocuğa devlet okulunda genellikle IEP (Bireysel Eğitim Planı) verilir ki çocuk bu sayede özel bir eğitimciden bireysel matematik alanında özel eğitim alabilsin. 

Dyscalculia'nın tedavisi yoktur, fakat zamanında fark edilip müdahale edilirse bu çocuklar matematik öğrenebilir ve fonksiyonel hale gelebilirler. Genellikle öğretim, çoklu duyulara ilişkin metotlar ve diğer alternatif metotlarla öğretiliyor ve matematik becerisi kazandırılmaya çalışılıyor. Nitekim basmakalıp öğretiler dyscalculiası olan çocuğa hiçbir yarar sağlamayacaktır. 


Dyscalculiası olan çocuğuma nasıl yardım edebilirim? 

* Evde matematik oyunları oynayın, genel kavramları gözden geçirin ve pratik yapın. Matematiğe temas etmek yani matematiği hayatın içine almak çocukların en azından basit kavramları algılamalarını kolaylaştıracak bir yoldur. 

* Düşündürücü problemler üzerinde çalışın. Resim boyayarak ya da çizim yaparak çocuğunuzun problemi anlamsına yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun matematiksel bir algıyla resim çizimlerine veya grafiklere bakmasını sağlayın ve problemi çözmeden önce çocuğunuzun kullandığınız materyalleri anlaması için zaman verin. 


* Çocuğunuza problemi sesli bir şekilde okutun ve bunun çocuğunuza yardımcı olup olmadığını inceleyin. Problemi anlayabilmesi için günlük hayattan örnekler verin. Çocuğunuzun zihnine sayıların iyice yer etmesi için grafiklerle süslenmiş kağıtlar kullanabilir ve türlü oyunlar geliştirebilirsiniz. Çocuğunuzun öğretmeniyle görüşebilir, ödev olarak karışık ve dağınık olmayan worksheetler vermesini isteyebilir ve görsel herhangi bir şeyle çocuğunuzun meşgul olmasını engelleyebilirsiniz. 

* Dyscalculiası olan çocuğunuza yapabileceğiniz en önemli şey asla vazgeçmemek olacaktır. Unutmayın ki; farklı öğretme metotlarıyla her şey öğrenilebilir

 

0 yorum

Meslek Yüksekokulları 3 yıl oluyor

18 Şubat 2009, 09:46. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

YÖK, Meslek Yüksekokullarına önümüzdeki yıldan itibaren hazırlık şartı getiriyor.

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, meslek yüksek okullarındaki en önemli problemlerden birisinin İngilizce olduğunu belirterek, "Meslek Yüksekokullarına hazırlık sınıfı koymayı düşünüyoruz. Vakıf üniversitelerinde önümüzdeki yıldan itibaren bunu uygulayacağız daha sonra da devlet üniversitelerinde bunu yaygınlaştıracağız" dedi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan Amerika ziyareti ve yapılacak değişiklikler hakkında İHA'ya açıklamalarda bulundu. Özcan, Amerika'da Türkiye'de eğitim gören öğrencilerin çift diploma hakkına sahip olabilmeleri için Midwest Universities Consortium in International Activities (MUCIA) ile bir işbirliği yaptıklarını belirterek, "Hem Türkiye'deki hem de Amerika'da ki devam ettikleri okuldan çift diploma alıyorlar.

Son derece başarıyla çalışıyoruz. Öğrenci alımı 2005 yılında başladı bin 700 öğrenciye çıktık. Biz aynı projeyi başka bir üniversite ile Amerika'da yapmak istedik. SUNY'nin dışında başka bir üniversite ile işbirliği içerisine girmemizin nedeni Newyork'un yaşamak için pahalı bir yer olmasıdır. Bir de üniversitelerin ücretleri harçları pahalı. Hem pahalı olan okullardan uzaklaşalım onlara bir rakip bulalım diye bu Mucia denilen Amerika'nın devlet üniversitelerine gittik. Bundan sonra öğrencilerimizin bir kısmının Suny'ye değil de mucia gitmesini istiyoruz. Bu hem öğrencinin harcayacağı para bakımından hem de alacağı eğitim kalitesi bakımından çok daha iyi olacak. Böylelikle Suny'ye de bir rakip çıkacak" dedi.

"MESLEK YÜKSEKOKULLARI DA ÇİFT DİPLOMA SAHİBİ OLACAK"
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Amerikadaki çalışmaları kapsamında mesleki ve teknik eğitim konusunda da girişimlerde bulunduğunu söyledi. Özcan, meslek yüksek okullarını da 1+1 iki diploma modeli getirmek istediklerini belirterek, "Öğrenciler bir yılını burada bir yılını da Amerika'da harcasınlar. İki diploma alsın istiyoruz ama orda da bir İngilizce problemimiz var. Meslek yüksek okullarının hepsinde ingilizce yok bazılarında var. Turizmle filan alakalı olanlarda var ama büyük bir kısmında yok.

Bundan sonra yapmak isteğim şeylerden birisi de meslek yüksek okullarına bir yıl hazırlık koyup öğrencilerimizin İngilizce öğrenmesini ve sonra da bu bir artı bir programlarından yararlanmalarını sağlamaktır. Bununla da uğraştık ve burda da olumlu adımlar atıldı. Ama biz burdaki İngilizce barajını nasıl aşabiliriz diye düşünüyoruz. Onun için 7 tane devlet 5 tane de vakıflardan meslek yüksek okulu seçtik. Vakıflarda İngilizce meselesi biraz daha iyi durumda. Onlar hemen programa dahil olabilecek. O kapasiteyi kullanmak istiyoruz. Devlette de bilen öğrencilerimiz arasından bazılarını bu imkanı sağlamak istiyoruz. 11 Martta burada bu okulların müdürleri ile bir toplantı yapacağız. Bu öğrenci ve öğretim yollama işini nasıl yapabiliriz diye kendileri ile görüş alışverişi içinde olacağız" dedi. Amerika ziyaretinde görüştükleri bir diğer konunun da mesleki ve teknik eğitimin dışında uzaktan eğitim konusu olduğunu anlatan YÖK Başkanı Özcan, uzaktan eğitimin alınması konusunda da çeşitli ortaklıklar düşündüklerini söyledi. Ordaki bir programa burdan öğrencilerin kayıt olması ve onların buraya gelip teknik yardımda bulunup bazı üniversitelerle Türkçe olarak bu programları geliştirmeleri gibi çalışmalar olacağını ifade eden Özcan, "Uzaktan eğitimi İngilizce öğretimine Türk yükseköğretim kurumlarında nasıl arttırabiliriz diye düşünüyoruz. Çok da ilerlediğimizi söyleyemeyiz.

Kütlesel bir proje ile bu işi halletmek istiyoruz. Bütün üniversitelerimizde aynı anda başlayıp ciddi bir uzaktan eğitimi İngilizce yapmak istiyoruz. Çıkış yolunu bulamadık ama üzerinde çalışıyoruz bazı veriler de elde ettik. Küçük çapta denemelerimiz birkaç üniversitede olacak. Başarılı olursa bunu diğer üniversitelere yaymayı düşünüyoruz. Bunu da yeni kurulan üniversitelere düşünüyoruz. Ordaki yapı çok belirginleşmeden uzaktan eğtitime uygun bir yapı kurulsun o yapı üzerine diğer programlar inşa edilsin diye düşünüyoruz. Yeni olanlardan başlayıp eski olanlara doğru hareket edeceğiz ama başarılı olmamız lazım.

İngilizce meselesine çok önem veriyoruz. Eğer ingilizce meselesi olmasa önümüzde bu işbirliklerinde çok daha iyi yol alabilirdik. İngilizce her zaman bir problem olarak karşımızda duruyor onu halletmemiz lazım. Durmadan onun üzerinde düşünüyorum bu nasıl halledebiliiz diye oldukça zor bir mesele. Zannediyorum yakında bir iki alternatif çözüm bulabileceğiz" diye konuştu.

"MESLEK YÜKSEK OKULLARINA HAZIRLIK ŞARTI"
Özcan, Meslek Yüksek Okullarındaki en önemli problemlerden birisinin de İngilizce olduğunu belirterek, yapmayı düşündüğü bir değişikliğin de bu okullara hazırlık sınıfı koymak olduğunu açıkladı. Hazırlık sınıfını da mecbur tutmak istediklerinin altını çizen Özcan, "Hazırlık okulunu mecbur kılarsak iki sene ya da üç senede verim alacağız. O da üç senelik bir zaman kaybı gibi geliyor ama bir yerden başlamak zorundayız. Maalesef bunlar geçmişte ihmal edilmiş şeylerdir. Bu konulara önem verilseydi bugün çok daha iyi bir konumda olabilirdik" dedi. Özcan, özellikle vakıf üniversitelerine ait meslek yüksek okulları ile bu işi yapabileceklerini belirterek, orada ingilizce probleminin bulunmadığını ve Amerikada eğitim görme bakımından da sorun yaşanmayacağını dile getirdi. Özcan, Mart ayı içerisinde de vakıf üniversitelerinin müdürleri ile YÖK'de biraraya gelip hazırlık sınıfları ve Amerikada eğitim görme ve çift diploma konularında görüf bir artı bir programlarından yararlanmalarını sağlş alışverişinde bulunacaklarını kaydetti.

"YENİ ÖSS SİSTEMİ İLE SINAVSIZ GEÇİŞDE KALKIYOR"
ÖSS'de ki yeni değişiklik ile birlikte Meslek Yüksek Okullarına da sınavsız geçişin kaldırılacağını dile getiren Özcan, "Yeni sistemle birlikte sınavsız geçişte kaldırılacak artık sınavlı geçiş olacak. Sınavlı olduğu zaman bu okulların prestijleri daha iyi olacak. İnsanlar eskiden bu okullara verdikleri önemi tekrar kazanacaklar. Sınavla girildiği için bir değeri olacak bu okulların şimdi maalesef o değer yok. öğretim kalitesi de çok tatmin edici değil. Biz sınavlı girişle birlikte ordaki kalitenin de yükseleceğini düşünüyoruz. Çocukların da önleri açılacağı için hem yatay hem de dikey geçişleri artırmayı düşünüyoruz. Yani öyle bir sınır olmasını istiyoruz. Başarılı olan öğrenci gerçekten bilen öğrenci ilgi duyduğu isteği alarnda gitsin okusun istiyoruz. Onu yapabilirsek okulların prestiji kendiliğinden artacaktır. Benim gençliğimde meslek liseleri ve bu okullar çok prestjliydi Bu okullara girebilmek için torpil gerekiyordu. Elektrik bölümüne girmek için bazı öğrencilerin babaları torpil ararlardı.

3-5 yıl içerisinde o olacaktır hele teknoloji fakültelerini ilerki yıldan itibaren kurar çalıştırmaya başlarsak meslek okullarından buraya geçişlerde çok kolay olacak. Başarılı öğrenciler için çok kolay olacak. Zannediyorum Türkiye'nin çehresi değişecek. Mühendis yetiştiren bu okullar Türkiye'nin çehresini değişirecektir" şeklinde konuştu.

"KATSAYI ENGEL OLMAYACAK"
Yeni ÖSS sisteminde katsayı olmayacağını ancak üniversitelerin taleplerine ilişkin çocukların başta bir imtihana gireceklerini anlatan YÖK Başkanı Özcan, "Genel kültür ve genel yetenek imtihanına ondan sonra alanlarla ilgili yani toplam bir öğrencisinin 7 tane puanı olacak. Üniversiteler bu yedi puanın herhangi bir kombinasyonu ile öğrenci alabilirler. İşte diyebilir ki birinci aşamada şu puanı alsın matematikten geometriden, fizikten kimyadan onların beşini seçer iki de birinci kademeden 7 puanının herhangi bir kombinasyonunda öğrenci almak isteyebilir. O almak istediği zaman çok daha iyi bir yerleştirme olacak. Belki katsayılar o anda kullanılabilir. Herhangi bir mühendislik bölümü diyebilir ki matematikte fizikte şu olsun biz onları bellli ağırlıklarla ağırlıklandırabiliniz katsayılarla çarpabiiliriz belki üniversitede istediği öğrenciyi alsın diye katsayılar belki orda karşımıza çıkacaktır ama bugünkü gibi katsayıların engelleyici eşizliğe sebep olucu bir rolü olmayacaktır diye düşünüyorum" dedi.


0 yorum

Sıradışı hayaller, sıradışı okullar!

17 Şubat 2009, 08:44. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

 logo
Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve Türkiye`nin dört bir yanında büyük ilgi gören Anlat Okulu`nun bu yıl Microsoft sponsorlugunda ikincisi düzenlenecek.
Bilişimin öneminin her geçen gün arttığı günümüzde web tasarımına ilgi duyan öğrencilerin hayallerini yetenekleri ile buluşturup katılacakları yarışma ile gelecekte bilişime yönlenmeleri hedefleniliyor.

Yarışma bilişimin erken yaşta ve doğru kullanımına teşvik ederken, geleceğin web tasarımcıları da yeteneklerini kanıtlama ve birbirinden değerli ödüllere sahip olma şansı yakalayacaklar.

Lise ve ilköğretim öğrencilerinin iki farklı kategori de yarışacakları yarışmada, dereceye giren 20 öğrenci ODTÜ`de Türkiye`nin en seçkin bilişim dergilerinin editörlerinden ve bilişim konusunda uzman isimlerden oluşan jürinin önünde sunum yapacaklar.

Yarışma sonucunda kazananlar sadece özel ödüller almakla kalmayacak aynı zamanda yeteneklerinin geleceklerine yön vermesini sağlamak ve bilişime yönelimlerini devam ettirmek için eğitim kampına katılma hakkı kazanacaklar.

Yarışma Türkiye çapında olup, finalistler Nisan ayında gerçekleştirilecek ödül töreni sürecinde Orta Doğu Teknik Üniversite`sinde ağırlanacak ve üniversiteyi de yakından tanıma şansı yakalayacaklar.

Yarışmaya katılmak isteyen öğrenciler 15 Ocak tarihinden itibaren www.anlatokulunu.com adresinden başvurabilir ve bilgi@anlatokulunu.com`a e-posta atarak detaylı bilgi alabilirler.


0 yorum

Okullarda cep telefonu dönemi

16 Şubat 2009, 19:04. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

karikatur
 
Hayatımızın en önemli teknolojik cihazı haline gelen cep telefonları artık okullarda 'akıllı eğitim cihazı' olarak kullanılacak.

90'ların başından bu yana hayatımızın en önemli teknolojik cihazı olan cep telefonları okullara giriyor. ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen 'Mobil Learning 09' adlı konferansta gündeme gelen konu, uzmanlar tarafından onay aldı. 

Okullarda interaktif eğitimin bugüne kadar bilgisayarlarla gerçekleştiğini ifade eden analistler, akıllı cep telefonlarının bilgisayardan daha ucuz olduğunu, çocukların da bu cihazları bilgisayarlara oranla daha çok sevdiğini ifade etti. 

3G teknolojisinin dünya çapında yaygınlaşması ve EDGE hızındaki internet bağlantılarıyla artık birer cep bilgisayarı haline gelen cep telefonları artık okullarda eğitim aracı olarak kullabilecek. ABD'deki okulların sıcak baktığı uygulamanın kısa vadede Türkiye'de hayata geçmesi oldukça zor görünüyor. 

MATEMATİKTE BAŞARI ORANINI ARTIRIYOR 

Digital Millenial adlı firma konuyla ilgili ilk pilot uygulamasını Kuzey Carolina'daki bir okulda gerçekleştirdi. Matematik bölümünde okuyan 10. sınıf öğrencilerine içinde Windows Mobile'in öğrenciler için geliştirilen özel bir işletim sisteminin bulunduğu son model telefonlar dağıtıldı. Öğrenciler bir süre telefonda bazı matematik problemlerini çözme imkanı buldu. Süre sonunda öğrencilerin cep telefonu üzerinde problem çözmede, kağıt üzerinde problem çözmeye göre yüzde 25 daha başarılı olduğu ortaya çıktı. 

Cep telefonu dağıtılan öğrencilere aylık 900 dakikalık konuşma ve 300 kısa mesaj hakkı da tanındı. Öğrenciler arasındaki konuşmalar ve kısa mesajlar sınıf öğretmenleri tarafından izlenebiliyor. 

BİLGİSAYAR ÜRETİCİLERİ ÜZÜLECEK 

ABD'de düzenlenen kongrede gündeme gelen konu hayata geçerse bundan en çok zararı bilgisayar üreticileri görecek. Okullara yüzlerce bilgisayar tedarik eden üreticiler büyük bir pazarı küresel mali krizde can çekişen cep telefonu üreticilerine kaptırmış olacak.

0 yorum

Hintli Usta ile Çırağı

15 Şubat 2009, 10:03. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

 usta
Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. 
Bir gün çırağını tuz almaya gonderdi. Hayatındaki herşeydenmutsuz olan çırak döndöğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak,yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye basladi. "Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verdi.

Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarindan akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: "Tadı nasıl?"

"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak. "Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam. " Hayır" diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:

"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktari hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır.

Istirabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."

0 yorum

Üstün Zekalı Çocukların Eğitimi

14 Şubat 2009, 18:42. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

 zeka

Aileye Öneriler

1. Çocuğunuzda fark ettiğiniz akademik ve sosyal becerilerdeki farkın anne-baba birlikte gözleyip değerlendirmeli sınıf öğretmeni bu durum hakkında bilgilendirilerek yardım talebinde bulunmalıdır

2. Çocuğun üstün zekalı ve üstün yetenekli olduğu tespit edildiğinde çocuk bundan haberdar edilmemelidir Bu özelliğinden dolayı kardeşleri ve sınıf arkadaşlarıyla kıyaslanmamalı ve kıyaslama yapılıyorsa da bu çocuğa yansıtılmamalıdır.

3. Çocuğa üstün zekalı ve üstün yetenekli olduğunu asla söylemeyin ve belli etmeyin Yaşına uygun özelliklerine göre telkinlerde bulunun çocuğun sahip olduğu özelliklerinden kaynaklanan ( kendini üstün görme. önde olma isteği, inatçılık, bencillik v.b. ) durumlar ortaya çıktığında onun diğer yaşıtlarından farklı olmadığı ve her çocuğun iyi yapabildiği şeyler olduğu ve onun da bu yüzden bazı şeylerde daha iyi olduğu vurgulanmalıdır. Aynı ilgi, isteği göz ardı edilmeli, kendisiyle ilgilenildiği çok fazla belli edilmemelidir.

4. Çocuğunuzu sevdiğinizi ona açıkça belli edip normal bir çocuk gibi davranın. Bireysel farklılığı göz önünde bulundurmayın. Üstün zekalı- üstün yetenekli oluşuna göre değil yaşının özelliğine göre sevginizi belli ediniz.

5. Çocuğunuzu asla ilgisiz bırakmayın. Onunla her fırsaa ilgilenin ilginizi gösterirken laf olsun diye değil, gerçek anlamda ilgi gösterin. Aksi takdirde bunu hemen fark edeceğinden ters etki yapabilir.

6. Üstün zekalı, üstün yetenekli ailelerin bazılarında gereksiz bir gurur gelişebilir. Anne- baba olarak üstün zekalı, üstün yetenekli bir çocuğa sahip olmak muhakkak iyi bir şeydir. Ancak aşırı gurur çocuğun daha iyi yetişmesini engeller. Anne-babada gelişen gurur zamanla çocuğu da sarmaktadır. Bu duruma düşmemek için anne-babaya gerekli rehberlik yapılmalıdır. Çünkü üstünlük duygusu en azından aşağılık duygusu kadar zararlı olabilir.

7. Eğer başka kardeşleri varsa, onlara nasıl davranırsanız ona da aynı şekilde davranın. Farklı diye kesinlikle ihmal etmeyin. Bakımını diğer kişilere bırakmayın. (Anneanne, dede, bakıcı v.b.)

8. Çocuğun zekası ve yeteneğini kullanabileceği ve deşarj olabilmesini sağlayıcı (puzzle, satranç, labirent oyunları, müzik v.b. ) malzemeler ( oyuncaklar ) alınmalı, ( sinema, tiyatro, resim, müzik, v b.) kültürel etkinliklerde bulunması sağlanmalı.

9. Çocuğunuzun sorduğu sorulara kesin ve net cevaplar verilmeye çalışılmalıdır. Kaçamak, doğru olmayan cevaplardan kaçınılmalıdır.

10. Çocuğunuzun zeka işlevleri ve yetenekleri bakımından normalden farklı olduğu için özel eğitime” muhtaç olduğunu unutmayın.

11.Çocuğunuzun ruhsal ve duygusal özellikleri için bir uzmanla ( çocuk psikiyatristi, çocuk psikologu, psikolog, pedagog, rehber öğretmen v.b. ) her zaman diyalog halinde bulunun.

 

Öğretmene Öneriler
 
1.  Üstün zekalı olduğunu düşündüğünüz öğrencinize öncelikle durumunu tespit etmek için, okul rehber öğretmenine yoksa Rehberlik ve Araştırma Merkezine bizzat götürün.

 

2.  Üstün zekalı tespit edilen (zeka testleri ile belgelenen) öğrencinizi ikinci plana itmeyin.

3. Sınıftaki müfredatı uygularken, bu tür çocukların liderlik özelliklerini tatmin ederek taşkınlık yapmasına yahut büyüklük taslamasına engel olunmalı. Örn.( Sınıf başkanı eğitsel kollardan birinin başkanlığı, küme başkanlığı v.b.) Bu uygulama sonucunda paylaşma ve birliktelik ile ilgili çıkabilecek problemin oluşumu engellenmiş olacak ve çocuk kendini dışlanmış olarak hissetmeyecektir.

 

4. Ailesiyle irtibata geçilmeli ve müfredattan ayrı olarak çocuğa, düzeyine uygun ek ödevler verilmelidir.” ona kademeli olarak ders veya ödev verin.”” Sen bunu yaparsın. diyerek onun zeka işlevini zorlama yoluna gitmeyin. Üstün zekalı çocuklar özellikleri itibariyle yazı yazmayı pek sevmediklerinden çok fazla yazı ödevi veya işler vermeyin.Daha çok ifadeye dayalı, anlatmaya yönelik ders veya ödevler verin. Üstün zekalıçocukların sayılarla arası iyi olduğundan problem çözmeye yönelik ders veya ödev verebilirsiniz. Ancak bunun dozunu
çok hassas belirleyip fazla aşırısına kaçmayın.

 

5. Ders müfredatına ek olarak, proje geliştirme gibi yaratıcılık ve zekayı öne çıkarıcı ve geliştirici çalışmalar bütün sınıf düzeyinde yaptırılmalıdır. Örn. resim ve el işi ile ilgili çalışmalar. Böylece hem üstün zekalı çocuğun kendi potansiyelini değerlendirebilmesi hem de diğer arkadaşlarını da teşviki sağlanmalı.

6. Öğretmen, kesinlikle çocuğun kendisine ve arkadaşlarına üstün zekaya sahip olduğunu vurgulanmamalıdır. Üstün zekalı çocuklar normal çocuklardan farklı olduğu için özel eğitime muhtaçtırlar. Bu nedenle sınıfınızdaki bu öğrenci ile veya öğrencilere ilgi gösterin.

7. sınıf içinde diğer çocuklardan ayrı tutulmamalı, aynı sorumluluklar her çocuk için geçerli olmalıdır. Kıyaslama ve eleştiri sınıf düzeyinde en aza indirilmeye çalışılmalıdır. Onu asla diğer öğrencilerinizden soyutlamayın, dışlamayın. Arkadaşları ile kaynaşmasını sağlayın. Özel ilginizi ona ve diğer öğrencilere belli etmeden gösterin

8.Çalışmaların gerçekleştirilmesinde yarışma ortamı yaratıldığında, rekabet üstün zekalı çocuğu ön plana çıkarıcı mahiyette yapılmalı. Ayrıca onu bir gurur kaynağı veya koz olarak kullanmayın. Onu olduğu gibi kabul ederek yaklaşın.

9. “ Sen, bu sınıfın en iyisisin.” “ Sen, en iyisini yaparsın.” v.b. mükemmeliyetçiliği amaçlayan ifadelerin kullanılmasından kaçınılmalıdır.

10.  Çocuktan beklentiler, diğer arkadaşlarından istenilen düzeyde farklı oluşturulmamalıdır. Aksi taktirde çocuk kendini baskı altında hissedecek ve uyum bozuklukları baş gösterecektir.

0 yorum

ÖSS ve YDS başvuruları 16 Şubat'ta

12 Şubat 2009, 21:37. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler:

 oss

ÖSYM’den yapılan yazılı açıklamada, 2009 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvuru işlemlerinin 16 Şubat-27 Mart 2009 tarihleri arasında yapılacağı belirtildi.

2009-ÖSYS’ye, 2008-2009 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının lise veya dengi okullar ile açıköğretim lisesinin son sınıfında okuyan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar, ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları bu şartları taşıyanlar başvurabilecek.

Sınava belirtilen özellikleri taşıyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvurabilecek ancak bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2009-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilmeyecek.
2009-2010 öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve önlisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurtdışında öğrenim görmek isteyen adayların da 2009-ÖSYS’ye başvurmaları gerekiyor.

Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okumakta olan öğrenciler okullarının bağlı olduğu başvuru merkezinden, mezun adaylar diledikleri başvuru merkezlerinden içerisinde 2009-ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan "2009- ÖSYS Kılavuzu"nu 2 TL karşılığında edinebilecek.

Mezun adaylardan 2007 veya 2008 ÖSYS’ye başvurmamış olanlar ile son başvurusuna göre öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezlerine yapabilecek.

Mezun durumdaki adaylardan 2007 veya 2008 ÖSYS’ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar ise başvurularına isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine yapabilecek.
Ortaöğretim Kurumu Müdürlükleri, ÖSYS Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları, başvuru merkezi olarak görev yapacak.

Sınavsız geçiş dahil 2009-ÖSYS’ye ilişkin başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler, kılavuzda yer alıyor.

0 yorum