16 Aralık 2008, 16:27. 0 fav. tanjant2x.
Etiketler:
11. sınıf, emin gürkan, etkinlikleri, haber7, lise, matematik, milli eğitim bakanlığı, müdür, ortaöğretim, sınav, talim ve terbiye kurulu, öğretim, şubat
Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl olan lisenin 3 yılda bitirilmesinin yolunu açıyor. Lisenin ilk üç sınıfında üstün başarı gösteren ve notları 90'ı geçen öğrencilere 'bir yıl erken mezuniyet' imkânı getiriliyor.
Hazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı.
Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan da amaçlarının 'başarıyı teşvik' olduğunu vurgularken, birçok ülkede benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlattı. Gürkan, çalışmanın hayata geçmesi sonrasında 'öğrencilerin daha fazla okula bağlanacağını ve derslerine daha çok çalışacağını' kaydetti. Bu öğretim yılına yetiştirilmesi öngörülen uygulama, şu anda ortalamayı tutturan 50 bine yakın lise son sınıf öğrencisini etkiliyor.
Liselileri yakından ilgilendiren Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'ndeki değişikliğe göre, uygulamadan 9, 10 ve 11. sınıftaki notları 90 ve üzerinde olan öğrenciler yararlanabilecek. 11. sınıftaki öğrenci 12. sınıf derslerinden sınava girecek. Bu sınavlar 'ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları' ile birlikte yapılacak. 11. sınıf öğrencilerinin liseyi bir yıl erken bitirebilmesi için 3 şansı olacak. Öğrenciler haziran, eylül ve şubat aylarında bu şanslarını deneyecek. 11. sınıfın sonunda haziran ayında girdiği sınavlarda başarılı olan öğrenciler 12. sınıflarla birlikte diploma alacak. Hazirandaki sınavlarda geçemediği dersleri ise eylül ayındaki sınavda verebilecek. Yine de geçemediği dersler olursa şubat ayında bu derslerin sınavlarına girebilecek.
Haziran ve eylül ayındaki sınavlarda derslerin önemli bir kısmını geçen öğrencilerin 12. sınıfa devam mecburiyeti olmayacak. Böylece bir yıl önce mezun olabilen öğrenciler üniversiteye bir yıl erken başlayabileceği gibi ÖSS'ye daha rahat hazırlanabilecek. Öğrenci, şubat ayında tüm derslerini verirse de liseyi 3,5 yılda bitirmiş olacak. Lise sondaki 50 bine yakın başarılı öğrenciyi ilgilendiren taslak, Bakan Çelik'in onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
ilköğretimde matematik etkinlikleri
haber7
19 Kasım 2008, 14:14. 0 fav. tanjant2x.
Etiketler:
7'nci sınıf, başarı, belirleme, eğitim, faaliyet, felsefe, ilköğretim, müfredat, okul, ortaöğretim, program, puanı, sbs, seviye, sonu, sınavı, türkiye, veli, ybp, yıl, öğretim, öğretmen
23 Ekim 2008, 12:15. 0 fav. tanjant2x.
Etiketler:
bilim, bilim dalı, burs, dershane, gözlem, istanbul üniversitesi, konferans, kültür, laf, lisansüstü eğitim, matematik, mezun, new yo, oktay sinanoğlu, okul, prof. dr., prof. dr. oktay sinanoğlu, sempati, sinanoğlu, toplum, türkiye, türkçe, zaman, öğrenci, öğretim, üslup, üye
15 Ekim 2008, 19:06. 0 fav. tanjant2x.
Etiketler:
basamak, eğitim, eğitim ve öğretim, fizik, ingilizce, kimya, kur sistemi, lise, matematik, müdür, okul, orijinal, program, samsun, sbs, seviye belirleme sınavı, özel, öğrenci, öğretim, öğretmen
Samsun Özel Feza Lisesi, öğrencilerin bulunduğu noktadan daha öteye sıçraması ve temel derslerin daha iyi anlaşılabilmesi için "Kur Sistemi" ne geçti. Okul Müdürü Soner Öner, eğitim ve öğretimde yaptığı orijinal uygulamalarla öğrencilerin başarısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Samsun Özel Feza Lisesi, sene başında lise-1 öğrencilerine yönelik düzenlediği Seviye Belirleme Sınavı(SBS)`nın sonuçlarına göre; öğrencileri gruplandırdı. Gruplanan öğrencilere kur sistemine göre ders anlatımına başlandı. Okul Müdürü Soner Öner, kur sistemine göre öğrencileri seviye tespit sınavında matematik, kimya, fizik, İngilizceve edebiyat derslerinden yaptıkları netlere göre beşerli-sekizerli küçük gruplara ayırdıklarını söyledi. Okulöğretmenlerinin, cumartesi sabah 09:00 ile 13:00 arası yapacakları dört saatlik bire bir ilgilenmeyle bu küçük gruplara, eksiklerinin olduğu basamaktan başlayarak kur yükseltme esasına göre ders anlatacaklarını belirten Öner, `Bu programda amacımız; farklı okullardan gelen ve farklı farklı düzeylerde olan öğrencilerimizi kur sistemiyle aynı seviyeye çıkararak, sınıf içindeki (hafta içi) ders verimini artırıp öğrencilerimizin istediğimiz başarı düzeyine ulaşmalarını sağlamaktır. Ayrıca bu derslerden sonra da öğrencilere belirli testler verilerek konuların daha iyi pekiştirilmesi amaçlanmakta, bu testlerin çözümleri de ilgili öğretmenlerce aynı gün gerçekleştirilmektedir. Kursun öğrenciler tarafından büyük ilgi görmesi ve öğrencilerin kurs hakkındaki olumlu beyanları öğretmenlerimizi mutlu etmektedir.` dedi. Öner ayrıca, Samsun`da eğitim alanında bir çok ilklere imza atan Feza Eğitim Kurumları`nın bundan sonra da benzer ilkleri gerçekleştireceklerini kaydetti. Kaynak: Zaman
06 Ekim 2008, 12:26. 0 fav. tanjant2x.
Etiketler:
hacettepe, matematik, matematik bölümü, matematiksel düşünce, mühendislik, otago üniversitesi, prof. dr. john clark, uluslar arası halka ve modül teori konferansı, yeni zelanda, öğretim
Yeni Zelanda Otago Üniversitesi
Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. John Clark, matematiksel
düşünce sistemini geliştirebilenlerin yabancı dili rahat öğrendiklerini
ifade ederek, ''Diller, kurallar çerçevesinde öğrenilir ve bu da zaten
matematik demek'' dedi.
Hacettepe ve Louisiana Üniversitelerinin ortaklaşa düzenlediği
''Uluslar arası Halka ve Modül Teori Konferansı'' için Türkiye'ye gelen
Prof. Dr. John Clark, AA muhabirine günlük yaşamda ve dil öğreniminde
matematiksel düşünmenin önemini anlattı.
Matematiksel düşüncenin, insanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları olaylara sistematik, doğru ve çabuk yaklaşmalarında büyük yararlar sağladığını ifade eden Clark, bu düşünce sisteminin gelişmesinde, aile, çevre ve ekonomik koşulların etkili olduğunu söyledi.
Clark, sistematik düşünce yapısı da denilebilecek matematiksel düşüncenin çoğu kez kesin sonuçlar vermesine karşın, bazen de olayların doğru anlatılması, algılanması ve yorumlanmasında kullanıldığını kaydetti.
Matematiğin ekonomide ve mühendislik alanlarında yaygın kullanımının bilindiğini vurgulayan Clark, günlük yaşamdaki matematiksel düşünmenin de pek çok yararı bulunduğunu söyledi.
Matematiksel düşünme ile günlük yaşamda karşılaşılan herhangi bir sorun karşısında daha kalıcı çözümler üretilebileceğini ifade eden Clark, bu çözümlerle ilgili şu örnekleri verdi:
''Trafiğin tıkandığını düşünün. Bu durumda en kısa ve en zahmetsiz şekilde gideceğiniz yönü bulmak için matematiksel bir düşünce gerekir. Bir analiz yapmanız gerekir. İşte matematiksel düşünme de bu analizi daha kolay yapmanızı sağlayacaktır.
Herhangi bir iş için önemli bir mektup ya da dilekçe yazılması ya da bir olayın kısaca özetlenmesi gerekiyor diyelim. Burada olayları ya da sorunları sırasına göre yazmak ve doğru analizler yapmak gerekir. Matematikte de aslında düşünme metotları öğretildiğinden bu düşünce sistemiyle bir yazıda olayın nedenlerini, gelişme noktalarını ve sonuçlarını tek tek analiz ederek kolaylıkla yazabilirsiniz. Bir matematikçi de bunu tek tek görerek rahatlıkla yazabilir.''
Matematiğin mantık üzerine kurulu olduğunu ve herhangi bir olay karşısında bütün sebepleri ve buna dayalı bütün sonuçları hesaplayabildiğini dile getiren Clark, ''Matematik ya beyaz ya da siyaha dayanır. Duygulara yer bırakmaz. O nedenle kişiler arası ilişkilerde matematiğin ne kadar işe yaradığı konusunda kesin olarak bir şey söylemek oldukça zor. Çünkü kişiler arası ilişkilerde siyahlar ya da beyazlar yoktur'' dedi.
-''YABANCI DİL DE MATEMATİKSEL DÜŞÜNME İSTER''-
Matematiksel düşünce sistemini geliştirebilenlerin ve matematikçilerin yabancı dili kolay öğrenebildiklerine işaret eden Clark, ''Yabancı diller kurallar çerçevesinde öğrenilir ve bu da zaten matematik demek. Matematikçiler, olaylara mantıksal çerçevede yaklaştıkları için, anadil ve yabancı dilin kendi yapısı arasındaki bağlantıları kolay şekilde çözümleyebilirler'' diye konuştu. 5 dil bildiğini söyleyen Clark, genelde yakın çevresindeki matematikçilerin ya da matematiksel düşünce sistemini geliştirebilenlerin yabancı dili rahat öğrendiklerini ifade etti.
Yakın arkadaşları arasında 10 dil bilen matematikçiler bulunduğunu belirten Clark, ''Bu bir tesadüf değil. Bu konuda bilimsel bir çalışma olmamasına rağmen kişiden kişiye değişebilecek bazı durumları da göz önünde tutarak bir genelleme yapabiliriz'' dedi.
Gençlere matematiksel düşüncenin kazandırılması konusunda, anne, baba ve öğretmenin çevre koşullarını iyi hazırlaması gerektiğini kaydeden Clark, ''Matematik öğrenemeyecek hiçbir insan yoktur. Yeter ki koşullar uygun oluşturulsun'' diye konuştu.
Çocuklarına matematiksel bağlantıları öğretme
yolunda eşiyle birlikte yoğun çaba harcadıklarını anlatan Prof. Dr.
Clark, ''Eşimle birlikte her gün onlarla matematik ve dil üzerine
çalıştık. Çocuklarımın biri diş doktoru, biri mühendis oldu. Bu konuda
özellikle ailelere büyük iş düşüyor'' görüşünü dile getirdi.
ZAMAN