| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
matematik resimleri sbsmatematik
13 "eğitim" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"eğitim" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Yıl sonu başarı puanı gözaltında

19 Kasım 2008, 14:14. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: 7'nci sınıf, başarı, belirleme, eğitim, faaliyet, felsefe, ilköğretim, müfredat, okul, ortaöğretim, program, puanı, sbs, seviye, sonu, sınavı, türkiye, veli, ybp, yıl, öğretim, öğretmen

Geçen yıl ortaöğretime girişte 6'ncı ve 7'nci sınıflara ilk kez Seviye Belirleme Sınavı (SBS) uygulandı. Bu sınavın amacı, yeni ilköğretim müfredatının başarılı bir şeklide uygulanması ve temel felsefesinin yerleşmesini sağlamaktı. Bu sınav okulda sunulan eğitim ve öğretimi güçlendirerek, daha anlamlı kılacaktı. Böylece ortaöğretime geçiş, tek sınava bağlanmadan, sürece dayalı ve objektif bir yerleştirmeyle gerçekleştirilecekti. Eğitim ve öğretimdeki kaliteyi artırarak ve okul dışı eğitim-öğretim faaliyetleri okul programlarıyla uyumlu hale getirilecekti. Yeni modelde 6, 7 ve 8. sınıflarda yapılacak SBS'lerle öğrencinin süreçteki gelişimi de değerlendirilecekti. Okullar arasındaki farklılıkları gidermeye yönelik veriler oluşturulacaktı. Öğretmenlerin, yıllık olarak performansında da gözlemeye yönelik veriler saptanacaktı. Kısacası 3 yıla yayılan ve sınıf müfredatına odaklı olan bu sistem öğrencilerin üzerindeki sınav kaygısını azaltacaktı. Derken sınavlar yapıldı. Tabii ki her yeni uygulamada olduğu gibi, bunun da artıları ve eksileri vardı. Sonuçta sınav kamuoyunda tartışılmaya başlandı. 
En çok eleştiriyi Yıl Sonu Başarı Puanı'nın (YBP) hesaplanma şekli aldı. Okul birincisine odaklı bu puan bence öğrenciler arasında eşitsizlik oluşturuyor. Ne yazık ki okullarımızda aynı kalitede eğitim yapılamıyor. Aynı standartta not da verilmiyor, puanının öğrencinin kişisel başarısı olduğunu unutmayalım.. Ayrıca ilköğretim başarı gerçekçi bir puan için SBS'de öğrencinin mensubu olduğu okulunda eğitim kalitesinin ve kitlesel başarısının ortaya çıkması gerekiyor. Şayet bu tür puan hesaplaması yapılmazsa, bence adil not veren, kaliteli eğitim yapan okulların öğrencileri çok üzülür. Bazı veliler, yürütmenin durdurulması için Danıştay 8. Daire'de dava açtı. Geri adım atılmaması halinde bu sayının daha da artacağını zannediyorum. Türkiye hukuk devletidir. Herkes hakkını sonuna kadar aramalı. Ayrıca bu kişisel puandan dolayı veli, öğrenci ve okul yöneticileri öğretmenlerimizi baskıya alıyorlar. Bu da eğitimimiz açısından son derece sakıncalı. Bence, YBP ile SBS puanlarının birbirlerini dengelemesi gerekir. Eğer ikisi arasında büyük puan farkı varsa, o zaman ortada bir sorun var demektir.
 
SABAH 

0 yorum

ÖSS'deki testlerin kapsamları sil baştan

10 Kasım 2008, 21:52. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: biyoloji soruları, edebiyat-sosyal, eğitim, fen bilimleri, fen-1, fizik, haftalık ders, kimya, matematik, matematik-2, ortaöğretim, paralel, psikoloji, sosyal bilimler, türkçe, türkçe testi, yüzde, çağdaş türk ve dünya tarihi, ösym, öğrenci seçme ve yerleştirme merkezi

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, ortaöğretimde eğitim süresinin 4 yıla çıkarılması ve haftalık ders çizelgesindeki değişikliklere paralel olarak 2009-ÖSS'deki testlerin kapsamlarını yeniden belirledi.

ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkçe testindeki ''Türkçe'yi kullanma gücü ile ilgili sorular''ın ve Matematik testindeki ''Matematiksel ilişkilerden yararlanma gücüyle ilgili sorular''ın yüzde yüz olan payında değişiklik yapılmadı.

Sosyal-1 testinin ''Sosyal bilimlerdeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular'' bölümünde de değişikliğe gidilmedi. Bu kapsamdaki sorularda Tarih yüzde 43, Coğrafya yüzde 34, Felsefe yüzde 23 oranında kaldı.

Fen-1 testindeki ''Fen bilimlerindeki temel kavram ve ilkelerle düşünmeye dayalı sorular''ın Fizik sorularının payı yüzde 43'den yüzde 33.3'e indirildi, Kimya sorularının payı yüzde 30'dan yüzde 33.3'e, biyoloji sorularının payı ise yüzde 27'den yüzde 33.3'e çıkarıldı.

Edebiyat-Sosyal testindeki Psikoloji soruları Sosyal-2 testine dahil edildi. Edebiyat-Sosyal testinin Türk Edebiyatı-Dil ve Anlatım sorularının oranı yüzde 57'den yüzde 67'ye, Coğrafya sorularının oranı yüzde 27'den yüzde 33'e yükseltildi. Bu testteki Coğrafya soruları Türkçe-Matematik alanında okutulan Coğrafya dersinin konularıyla sınırlı olacak.

Sosyal-2 testinin Tarih (Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dahil) oranı yüzde 43'den yüzde 44'e çıkarıldı, Coğrafya sorularının oranı yüzde 23'den yüzde 17'ye, Sosyoloji soruları yüzde 17'den 13'e, Mantık soruları yüzde 17'den yüzde 13'e indirildi. Edebiyat-Sosyal testindeki Psikoloji soruları Sosyal-2 testine alındı. Edebiyat-Sosyal bölümünde yüzde 16 olan Psikoloji sorularının oranı Sosyal-2 testi içinde yüzde 13 olarak belirlendi.

Matematik-2 testine Analitik Geometri soruları eklendi. Bu soruların test içindeki oranı yüzde 10 oldu. Bu test içindeki Matematik sorularının oranı yüzde 70'den yüzde 60'a indi, Geometri sorularının yüzde 30'luk oranı aynı kaldı.

Fen-2 testindeki Fizik sorularının oranı yüzde 43'den yüzde 33.3'e indirildi. Kimya soruları yüzde 30'dan yüzde 33.3'e, Biyoloji sorularının oranı ise yüzde 27'den yüzde 33.3'e yükseltildi.

timetürk 

0 yorum

ülkemizde matematiğin tanımı

08 Kasım 2008, 16:04. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: araştırma, bilgi, boyut, cevap, doğa yasaları, dört işlem, ekonometri, evren, eğitim, formül gavur, iddia, ilköğretim, istatistik, lise, mantıksal, mathema, meksika, modern, nokta, pozitif, sihir, sistem, sonsuz, sınıf, temel, türk, uzay, yunanca, zaman, öss, öğretmen, üniversite

1.     riyaziye

2.     öğrencilerin korkulu rüyası. icad edeni en çok küfür yiyen bilimdir.

3.     kompleks sayılara kadar tutarlılığını korumuş sonra i kareyi eksi bir kabul edip gözümden düşmüştür kendileri.

4.     genelkanının aksine sevilmeyen değil,yapabilenler tarafından sevilen derstir matematik.insanın çözdükçe çözesi gelir.ha bi de sayısalcı adam subjektif entry girmez,burdan selam olsun güzel yare. 

5.     tamamen sanal bir ortamda geçtiğinden mütevellit, okullarda ezberci ve kayırmacı eğitimle yıkanmış genç beyinler tarafından hazmedilemediği için sevilmeyen bilim dalı.öğrenciler bir yana, çoğu öğretmen tarafından bile gerçek boyutları, anlayana neler vaadettiği bilinmemektedir.
matematik bir yol gibidir, izleyene hayatın sırrını dahi verebilecek kapasitededir.


6.     tanrıya yaklaşmak için kullanılabilecek tek araç.

7.     her olayın,varlığın vesairenin .matematiksel denklemi yazılabileceğinden,evrenin ve içindekilerin defterdeki hali.

8.     belli bi yerden sonra gereksiz olan bilim dali. sanki simitciden simit alirken  polinom parabol ve fonksiyon lazim olacak

9.     içine çektiğiin sanları yaşamdan soyutlayan bir nevi esir alan olay.
"amanın matematiğe merak sarıyorum, napçam laben?" diyenler hiç vakit kaybetmeden bana ulaşsın ben gereken yardımı yapıyorum


10. mantıksızlıkların mantık içinde toplanması sanatı.boşluk içinde doluluk.

11. bilimin dilidir.sanattır.şiirde, resimde, müzikte.., yaşamın her anındadır

12. en az masrafla kurulabilen laboratuar ve eğitim platformu.

13. nefretlik ders

14. hayatin anlaminı bulma yolunda en büyük yardımcı..

15. hemen hemen tüm derslerde karsiniza cikan, onu bilmeden hic bir dersi gecemeyeceginiz muhtemel olan, dört islem ve birazcik(!) gelistirilmis kuramlari kullanilarak kesin sonuc bulmaya yönelik olan sayisal derslerden en önemlisi.

16. baş belası ders.

17. lise çağlarında sevilebilitesi daha yüksek olan ama üniversiteye gelindiğinde bütün sevimliliğini kaybeden ders.

18. yurdum çocuğunun başarısız okul hayatının yegane temelini oluşturur.
allah belasını versindir.


19. mantıksal kabullenmelere dayanan soyut sistemlerin ilişkilendirildiği bilim dalı

20. evrendeki düzene sahip,tüm tuttarlı sistemlerin babasıdır

21. her konuyu açıkladığı söylenegelir, ama kimsenin işine yarayacak şeyleri açıklayamaz..

22. dogada tam olarak dogru cizgi gercek cember ve mutlak buyukluk olmadigi baslangicta bilinse idi matematik var olamazdi

23. mate-matik yeni bir deterjan mı?şeklindeki reklam kampanyasıyla karizmayı yerlebir etmiş içinden çıkılamayan sayılar,işaretler,x,y,z bilinmezliği,a,b,c kardeşliği.

24. kökü yunanca bilgi demek olan mathema dır. tabi yıllarca kasıp bu dersi yapamamam benim bilgisiz olduğuma çıkıyor ama olsun.

25. temel birkaç kuralabağlı kalınarak oynanır. farklılık yaratacak kadar iyi oyun çıkaranlara fields madalyasi verilir.

26. kendi başına bi dünya.tüm ispatların yeni ispatlara kapı açtığı, sonu gelmeyen uçşuz bucaksız bişey.sevdim,severim kendisini ama biyere kadar uğraşabildik.ömrünü ona adayanlara sonsuz saygı duyarım.

27. 1 + 1 = 1

28. kafa şişirici saçmalık.örneğin havuz problemleri hala işime yaramadı

29. gerekliliği inkar edilemez olsada okula ayak bastığımdan itibaren birçok kişiyle birlikte benimde kabusum olmuştur.ama sormak gerekir: sorun matematiği hiç sevememiş olaninsanlarda mı yoksa dayatılan zorlamacı sistemde midir?herkesin bu konu dakendine göre bi cevabı olsada,bu noktada sadece cevapların yetersiz olduğu problemibizi kapımızda karşılıyor.evet cevaplar yetersiz kalıyor,matematiksiz hiçbişey olunmuyor.

30. ekonometrinin temel ayaklarindan biridir.

31. bilimlerin gozbebegi

32. gavur amcalar tarafından (aşağılamıyorum beyler) applied ve pure olmak üzere ikiye ayrılmak istenen temel bilim. applied kısmı işte bildiğimiz, "bu kuş bu hızlaburaya pislese nereye gider" kısmını incelerken, pure kısmı kuşun pisleme sebeplerinin formülizasyonu ile ilgilenir. fark budur

33. temel bilimler arasında yadsınamaz bir yere sahip bilim dalı. öğrencilere belki de yanlış biçimde anlatıldığı için sürekli korkulan ve nefret edilen bir bilim olma talihsizliği yaşar. içerisinde biraz dolaştığınızda milyonlarca tilkinin 1 metrekare alandadolaşıp hiçbirinin kuyruğunun birbirine değmediğini görürsünüz ki matematiği sevdiğiniz an o andır ama tabii çocuklara problem, problem diye diyeanlatırsanız en büyük problem olup çıkar karşınıza. 

34. sanattır...

35. 3 saatte öğrencinin geleceğini tayin eden öss' nin, kendisi gibi acımasız ve sevimsiz kankası olanders. sevilmek zorunda olmadığı halde, iç kararta kararta çalışma zorunluluğunu yükleyen olmaz olasıdır.

36. yapılan araştırmalar sonucunda meksika'dan sonra performansın en düşük olduğu gözlenen bilim.istatistiklere göre türk öğrencilerinin en başarısız olduğu ders.

37. unı 1 de butun bolumlere gosterilen kredisi bi hayli yuksek olan ders.

38. ilköğretim ve lisede zevkli,üniversitede işkence çektiren bilim dalı.

39. sihirli, büyülü biruğraştır. ama insan, gözünü kapayıp yatağa uzanarak da matematik yapabilir.oysa bilim hep ve sürekli gözünü açık tutmak, kafasını kaldırıp evrene bakmakve sağlam bir mantıksal örgü kurarak sorular ve yanıtlar üretmek zorundadır. bu mantıksal örgü kurma zorunluluğu, takip edilebilir bir mantık örgüsü kurmakmecburiyeti, bilimin değişmez niteliğidir. bilim sınayarak adım atar, olgularlaörtüşmek zorundadır. doğa yasalarına ve giderek doğanın tek yasasına ulaşmaisteği belirler bilimin karakterini. bu bakımdan matematik pozitif bir bilim değildir

40. ''hayat matematiktir'' geyiklerine konu olmuş, bize zor gelsin kolay gelsin her zaman karşımıza çıkacağı söylenilen ders.

41. eşyadan bağımsız düşünebilen yegane bilim dalı.

42. calışınca halledilebileceği iddia edilen bilim dalı.

43. olmaması durumunda,insanların yaşamlarının belirli bir stardartta kalacağı ve bu günküteknelojinin olmayacağı, yani daha öz ve kısa bir ifadeyle, tüm dünyanın ortaçağında gerisinde bir tarım toplumu olarak kalmasına neden olacak bilimdir.

44. matem-atik.

45. uzay ve zamanda yeralmayan, algılanamayan, sadece aklıda ve düşüncede var olan varlıklardan kurulmuş olan bir bilim dalıdır

46. hem bıkkınlık veren,hem de çok zevkli geçen bir derstir. zevkli geçmesinin sebebi de öğretmenin sınıfta olmamasıdır.

47. ders olarak görürseniz bir kabus,bilim olarak görürseniz eğlenceli bir dal.

48. öremeyeceğimiz,dokunamayacağımız hatta düşünce sistemimizin yapısı nedeniyle varlığınımantıklı bulamayacağımız "şey"leri anlayabilmemiz için tek yoldur.örnek vermek gerekirse kuantum fiziği bu aşamadan sonra sadece matematik ile modellenebilir ve aslında harikalar diyarında neler döndüğü sadece matematikile öğrenilebilir.

49. bilimin anlatılış şeklidir.ayrıca bölümümdür.

50. matematik bir bilim değildir... düşüncelerin sayılarla ifadesidir sadece... matematikte kesinleşmiş gerçekler, vakti zamanında belirli otoritelerin belirlemiş olduğu sınırlar çerçevesindedir... ifadeler, kavramlar, aksiyomlar üzerine kuruludur. ve sonuç her zaman bellidir.

51. evrensel bir dildir

52. matematik insanoğlunun yaşamındaki karşılaştığı pratiği özümseyip, beyinde soyutlamasıdır. bu nedenle matematik yaşamın kurallarıyla bu kadar uyumludur.yaşamın bir parçasıdır, gökten zembille inmemiştir.

53. modern çağın tahakkümü. dogma.

54. çok boyutlu düşünmearacıdır.

 

                KAYNAK 

1 yorum

Ödevini velisi yapan öğrenci başarısız oluyor

25 Ekim 2008, 10:39. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: başarı, bölüm, doğru, eğitim, eğitim sistemi, halkla ilişkiler, meslek, meslek yüksek okulu, okul, prof.dr., sakarya üniversitesi, sevgi, tavsiye, toplum, türk, yanlış, yeni müfredat, ödev, örnek, öğrenci, öğretim üyesi, öğretmen

Son yıllarda eğitimde moda olmuş bir konudan bahsediyoruz. 

 Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Meslek Yüksek Okulu Halkla İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Hüdaverdi Adam, çocuğunun okulda başarılı olmasını isteyen velilerin, ödevi kendileri değil çocuklarına yaptırmaları gerektiğini söyledi.


Hüdaverdi Adam, Türk toplumunun ekseriyetinin koruyucu ve himaye edici bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bunun bir sonucu olarak velilerin çocuklarının ödevlerini kendileri yaptıklarını dile getirdi. Ödevin okulda verilen dersin öğrenci tarafından anlaşılıp anlaşılmadığının bir kontrolü olduğunu ifade eden Adam, "Eğer öğrencinin ödevini 'Çocuğum üzülmesin, zorlanmasın' diye veli yaparsa aslında çocuğuna kendi eliyle kötülük etmiş olur." dedi.

Öğrencinin ödevine hiç karışmamak, hiç ilgilenmemek ne kadar yanlışsa ödevi velinin yapmasının bir o kadar yanlış olduğunu kaydeden Adam, şu tavsiyelerde bulundu: "Bırakın ödevini çocuğunuz kendisi yapmaya çalışsın. Müdahale etmeyin. Ödevini bitirdikten sonra kontrol edin. Yanlış yaptığı soruları yeniden gözden geçirmesini isteyin. Yine yanlış yapmışsa onun anlayacağı bir dilden örnekler vererek sorusuna doğru cevabı bulmasını sağlayın. Ama hiçbir zaman kağıdı kalemi alıp ödevi kendiniz yapmayın. Eğer sıkça böyle yaparsanız çocuğunuzu ödev yapmaktan da soğutmuş olursunuz."

Öğrencinin başarılı olmasında güçlü bir etkeninde ona sevgi ve şefkatle yaklaşılması olduğunun altını çizen Adam, ancak bunda aşırıya kaçılmamasını önerdi. Adam, "Çocuğuna karışı sevgi ve ilginizi dengeli bir şekilde ortaya koyun. Baskıcı, azarlayıcı bir tutum takınmayın. Bir rehber gibi davranın. Sadece denetleyen değil, destekleyen bir anne baba olun" dedi.

Yeni müfredatın uygulamaya konulmasıyla başlayan sorunlar dizisinin önemli ayaklarından biride bu konuydu .Sorunu tamamen yeni eğitim sisteminine veya veliye indirgemek yanlış olur. Bu meselenin veli ,öğrenci,öğretmen ve eğitim sistemi bütünlüğü ile incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

KAYNAK 

0 yorum

Eğitimde kaybolan etik

22 Ekim 2008, 12:51. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: açı, başarı, call center, eğitim, hedef, ilköğretim, karne, kaygı, maaş, off the record, okul, para, pazarlık, rehberlik, sbs, sorgulama, tartışma, transfer, çocuk, öğrenci, öğretmen


                                                                     imagefr4                                                                              

Eğer okullar bir diğerinin öğrencisini `çalmaya`, öğretmenleri ile birlikte öğrencileri transfer etmeye, sırf bunun için `call center`lar (arama merkezleri) kurmaya başlamışsa; veliler çocuklarının SBS sonuçları ellerinde okul okul dolaşıp `Bize ne vereceksiniz?` diye pazarlıklar yapıyorsa; hatta bu pazarlıkları ilköğretim öğrencileri emailler aracılığı ile yürütüyorsa, bazı okullarda çift karne verilmeye başlanmışsa bir soluklanıp nereye gidildiğini sorgulamak gerekiyor.

 

Çünkü bunlar son zamanlarda sıklıkla yaşanıyor. Herkesin ortak kaygısı; bu tür örneklerin yaygınlaşması ve eğitim kurumlarının asıl hedeften saparak kâr amaçlı yerler haline dönüşmesi.

 

Feyziye Mektepleri Vakfı(FMVGenel Müdür Yardımcısı Volkan Kırım, `Eğitimde etiğin kaybolduğu bir noktaya doğru gidiyoruz` diyerek, yaşananlara dikkat çekenlerden biri. Bazıokulların başarıyı `devşirme öğrenciler` ile sağlanmaya çalıştıklarına değinen Kırım, parlak öğrencilerin velilerini transferde ikna amacıyla `call center` kuranların bile olduğunu anlatıyor:

 

`Bu arama merkezleri derece yapan öğrencilerin velilerine ulaşıyor. Çocuklarını kendi okullarına getirmeleri durumunda sağlayacakları maddi olanaklar hakkında bilgi veriyor. Hatta rehberlik servislerine öğrenci başına para veriliyor. Sonra da derece yapmış bu çocuklar alınıp, kendi başarıları gibi sunuluyor.`

Elbette transferler sadece öğrenciler ile sınırlı kalmıyor. Okullar öğretmenlere, başarılı öğrencileri ile birlikte gelmeleri durumunda 3-4 kat maaş vaat ediyor.

Bunlar eğitim kurumları açısından yaşananlar. Bir de öğrenci velilerinin `pazarlıkları` var. Kırım, velilerin çocuklarının sonuçlarıyla okulların kapılarını çalarak, `Çocuğu size getirirsem, kaç para verecekseniz?` pazarlığı yaptıklarını, hatta çocukların bile e-mail atarak bu pazarlıkta yer aldıklarını söylüyor. Eğitimde artık `müşteri` kavramının oluştuğunu vurgulayan Kırım, `Etikten yoksun bir eğitim olmaz. Etiğin olmadığı yerde ise iyi insan yetiştirmeniz olanaksız` diyor.

Kırım`ın bu söylediklerini tekrarlayan eğitimcilerin sayısı fazla. Ancak onların da artık `off the record` demekten vazgeçip, `ayıpları` açıkça tartışmaları gerekiyor. Bunlar açıkça konuşulmazsa zamanla tartışılacak bir `etik` de kalmayacak.

PERVİN KAPLAN 

0 yorum

yeni müfredat

19 Ekim 2008, 17:07. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: anket, ders programı, eğitim, fen lisesi, kitap, matematik, meb, meslek lisesi, milli eğitim bakanlığı, müfredat, okul, program, sınıf geçme yönetmeliği, test, türk dili, çarpanlara ayırma, öss, öğrenci, öğretmen

Matematik öğretmenlerinin yüzde 61’i üç yıldır uygulanan yeni matematik müfredatı konusunda hiçbir eğitim almadığını ifade etti.

 


ANKARA - Dil ve anlatım, Türk dili ve edebiyatı öğretmenleri gibi matematik öğretmenleri de 2005’te uygulamaya konulan yeni ortaöğretim müfredatı ve ders kitaplarından şikâyetçi oldu. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni programı ve kitapları değerlendirmek üzere öğretmenlere yaptığı anket sonucunda, matematik öğretmenlerinin kendilerini yeni programa hazır hissetmedikleri ve öğrencilerinin hazır bulunuşluk düzeylerini düşük buldukları ortaya çıktı. 
MEB’in 2005’ten itibaren uygulamaya koyduğu matematik ders programını değerlendirmek üzere 28 ilden 307 öğretmenle görüşerek hazırladığı anket sonuçlarına göre, matematik öğretmenleri, yeni müfredatla ders kitabının birbirbiriyle örtüşmediğini düşünüyor, etkinliklerin fazla, ders sayısınınsa yetersiz olduğuna inanıyor. 

Anket sonuçlarına göre, yeni matematik müfredatının uygulayıcısı öğretmenlerin yüzde 61’i, müfredata ilişkin hiçbir eğitim, seminer, ya da toplantıya katılmamış. Öğretmenler müfredata ilişkin bilgilenme ihtiyaçlarınıysa, yüzde 66 ile en yüksek oranda diğer öğretmenlere danışarak gidermişler. Öğretmenlerin bilgilenme ihtiyaçlarını en az giderdikleri kaynaksa yüzde 34 oranıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendisi olmuş. Öğretmenler meslektaşlarının ardından bilgi edinmek için yüzde 62 oranıyla en çok gazete ve televizyon haberlerini kullanmışlar. MEB’in anketine katılan matematik öğretmenlerinin üç yıldır uygulanan ders programı ve kitabı hakkında eleştiri ve önerileri: 

Yeni program hakkında öğretmene yeterince bilgilendirme yapılmaması ve bu konuda yeterli seminer ve çalışmaların yapılmaması yeni programın anlaşılamamasına neden oldu. Yeni müfredata öğretmen de öğrenci de hazır değil. 
Yeni ilköğretim müfredatı ve sınıf geçmeyi kolaylaştıran Sınıf Geçme Yönetmeliği, öğrenci seviyesini düşürüyor. 
Kullanılan öğretme tekniği yanlış. Çarpanlara ayırma konusunda verilen araçların çarpışması örneği anlamsız. 
Yeni programla öğrenciye yoğun bilgi empoze ediliyor, akademik bilgi veriliyor, bu durum öğrencinin matematiksel düşünme yeteneğinin gelişmesini engelliyor. 
Kitap öğrencinin test çözme yeteneğini geliştirmiyor, öğrenciler ders kitaplarından çok ÖSS kitaplarına ilgi duyuyor. 
Yeni müfredatla ders kitabı arasındaki uyumsuzluk nedeniyle uygulamada sorun yaşanıyor 
Farklı okul türlerine aynı kitabın okutulması sıkıntı doğuruyor. Meslek lisesi öğrencisiyle, fen lisesi öğrencisine aynı matematik kitabının okutulması doğru değil... 

 

 Radikal (BETÜL KOTAN)

0 yorum

Milli Eğitimde teknolojik dönem

19 Ekim 2008, 08:19. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: adsl, bilgisayar, burs, e-burs, e-mezun, eğitim, internet, meb, meslek lisesi, milli eğitim bakanlığı, okul, personel, proje, teknoloji, teknoloji sınıfları, web


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), verdiği önem çerçevesinde teknolojiyi en iyi kullanan kurumlar arasında başı çekti. Bakanlık okullarda kullanılan teknolojinin artırılması konusunda birçok örnek projeye imza attı.

Milli Eğitim Bakanlığı, teknolojik gelişmelerin eğitime yansıtılması konusunda olağanüstü bir çaba sarf etti. Okullara 600 bin bilgisayar gönderilmesinden, bütün okulların ADSL ile internet üzerinden yapılmasından bakanlık personeline ait bütün iş ve işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesine, sınav hizmetlerinden A'dan Z'ye internet üzerinden yapılmasından velilerin çocuklarını elektronik ortamda izleyebilmesine, yatırım hizmetlerinin internet üzerinden yapılmasından bütün öğrenci ve öğretmenlere e-mail verilmesine teknoloji sınıflarından okullara web adresleri oluşturulmasından BTS sınıflarının oluşturulmasına kadar her alanda teknolojik altyapıda birçok proje hayata geçirildi. Bakanlık bütün bu teknolojik gelişmeleri, teknolojik yatırımlar, e-devlet uygulamaları ve bilişim faaliyetleri adı altında bir araya getirdi.

Bakanlık, bilişim teknolojileri kapsamında, okulların ADSL ile internete bağlanması, okullara bilgisayar laboratuarının kurulması ile bilgisayarlı eğitime destek kampanyası ile okulların bilgisayar ihtiyaçlarını karşılamak için düzenlemeler yaptı. Bakanlık bilişim alanında ise, 10 milyon öğrenciye 'meb' uzantılı internet adresi, 600 bin öğretmene ise 'meb' uzantılı e-mail adresi verdi. İlköğretim ve ortaöğretim yönetmeliği teknoloji baz alınarak yeniden düzenledi. Teknoloji sınıfları da halka açan
bakanlık, eğitim kurumlarına web hizmeti vererek, okulların kendi internet siteleri kurmalarını sağladı. Her okulda bir akıllı sınıf oluşturan bakanlık, eğitimi elektronik ortama yaydı.

Milli Eğitim Bakanlığı e-devlet uygulamaları ile de en ön sırada yer alan kurumlar arasında oldu. E-okul projesini hayata geçiren bakanlık, bu çerçevede öğrencilerle ilgili her türlü iş ve işlemi internet üzerinde yapabilir duruma geldi. Bakanlık e-uygulamaları ile şu projeleri hayata geçirdi:
"E-mezun projesi meslek lisesi mezunları işe yerleştirilmesi, e-mezun projesine iş dünyasının önemli STK'larının destek olması, e-taşınır projesi ile demirbaş eşyalar internet ortamına taşınması, e-okul bütçeleri ile okul bütçeleri internet üzerinden takip edilmesi, e-portal ile eğitime ilişkin her türlü bilgiye ulaşılması, e-personel ile personel hareketlerinin internet üzerinden yapılması, e-sınav ile sınavlara ilişkin başvuru yerleştirmelerin internet üzerinden yapılması, e-kayıt ile okullara
kayıtların internet üzerinden yapılması, e-burs projesi ile burs işlemlerinin internet üzerinden gerçekleştirilmesi, e-yurt projesi ile öğrencilerin yurt işlemlerinin internetten takip edilmesi, e-han halkı projesiyle ailelerin eğitim harcamalarının takip edilmesi."

MEB eğitim kurumlarının teknolojik altyapısında kullanılmak üzere son 5 yıl içinde toplam 600 bin bilgisayarı okullara gönderdi. Kendi alanında bir rekora imza atan bakanlık, 600 bin bilgisayarı kamu ve özel sektörün kaynakları ile okullara gönderdi. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak okullarda eskiyen bilgisayarları da değiştiren Milli Eğitim Bakanlığı, bu girişimiyle 8 derslik ve üstü bütün ilköğretim okullarında bilgisayar teknolojisi sınıflarını kurarken, diğer okulların ihtiyaçlarına da göz önünde
bulundurdu. Bu sayede okullarda yazışma başta olmak üzere her türlü iş ve işlem elektronik ortamda yapılabilir duruma geldi.
2003 yılında bin 742 okulu internet ile buluşturan bakanlık, 2004 yılında bu rakamı 12 bin 14'e çıkardı. 2005 yılında 7 bin 835 eğitim kurumu, 2006 yılında 6 bin 701, 2007 yılında 521 olmak üzere toplam 28 bin 813 okul ve eğitim kurumu ADSL sistemi ile internete bağlandı. Yapılan yatırımlar neticesinde ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 93'ü ortaöğretim öğrencilerinin de yüzde 99'u internete girebiliyor.

 

Timetürk 

0 yorum

Çocuklar video oyunu oynarken eğitilecek

16 Ekim 2008, 18:56. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: bilim, ders, eğitim, ilkmat, ilkögretimde matematik, ilkögretimmatematik, ilköğretimde etkinlikler, ilköğretimdeetkinlikler, ilköğretimdematematik, ilköğretimdematematiketkinlikleri, lisemat, matematik, matematiketkinlikleri, microsoft, milyon, oyun, yanıt, öğrenci


Microsoft, kendi Ar-Ge bölümü başta olmak üzere G4L Enstitüsü (Games for Learning Institute) gibi çok sayıda üniversite ve araştırma kuruluşunun oluşturduğu konsorsiyum için 1,5 milyon dolar bütçe ayırdı. Konsorsiyum üyelerinin de katkısıyla 3 milyon dolara çıkması beklenen miktar, video oyunlarının, ''Kavrama ve alışkanlık yaratan'' özelliklerinin tespiti ve bunun eğitim oyunlarının geliştirilmesinde kullanılmasına yönelik harcanacak.

Genellikle matematik gibi derslerden hoşlanmayan ve derse olan ilgisini kaybeden ortaokul öğrencilerine, yeni oyun ve oyun teknikleri ile matematik ve benzeri sayısal derslerin sevdirilmesi amaçlanıyor.

Öte yandan bazı yatırımcıların, ''Eğitim amaçlı oyunlar çok para getirmez'' ve bir grup eğitim uzmanının, ''Çocuklar, oyun adı altında bir şeyler öğretilmeye çalışıldığını düşünürse sıklıkla o oyunları oynamaz. Çocukların o oyunları oynamak isteyeceğini kim garanti edebilir ki'' şeklindeki düşüncelerinin gerçekliği de projenin tamamlanmasının ardından yanıt bulacak.
 

0 yorum

Tek tip 'Androidler' yetiştiriyoruz

16 Ekim 2008, 10:03. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: akademik, bilimsel düşünce, ezber öğrenme, eğitim, ikinci sınıf, ilköğretim beşinci sınıf, oks, okul, sanat, sbs, sözler, tedavi, türkiye, öss

                                                                       449982bi10vd5

 

Bu sözler 28 yıldır eğitimin içinde yer alan üç eğitim kurumu kuran Yüzyıl Işıl Okulları'nın kurucusu Lale Ünaldı'ya ait. Çeyrek yüzyılı aşkın süredir eğitimin içinde olan Ünaldı, bu süre içinde öğrencilerdeki gözlemlediği değişimlerden son derece rahatsız. Test sisteminde tek doğru yanıtı bulmak üzere kurulu bir eğitim sistemine göre yetişen ve sıralanan gençlerden birçok eğitimci gibi gelecek adına endişeli.

Üstelik bir yerine üç sınav ile yarış için hazırlıkları ikinci sınıfa kadar çekilen geleceğin gençleri şimdiden dershanelerde dirsek çürütürken spordan, kültürden, sanattan zamanları çalınıyor. Ünaldı da bu gerçeğe dikkat çekerek, "Dünya insanı olmak üzere gereken altyapılarını oluşturamamış, entellektüel faaliyetlerin dışında kalmış öğrencilerden yani geleceğin gençliğinden söz ediyoruz. Bilimsel düşünceye değil de tek doğruya kilitlenmiş gençlerden. Sıralamada en iyinin en iyisi olmak için bir hedefe yönelmişler. Tep tip gençlerin, yani androidlerin yetiştiği bir gelecek bizi bekliyor. Sonuçta kaybeden Türkiye'nin geleceği olacak. Bu gençlerle biz ne yapabiliriz?" diye soruyor.
OKS'yi SBS'ye tercih ettiğini vurgulayan Ünaldı, "Sanki ilköğretimin sonundaki yerleştirme telaşını 8. sınıfın sonundan almış gibi görünüyorlar. Ama şurası bir gerçek ki tam üç tane
OKS koydular. Sınav yarışını en az 4 sene aşağıya çekerek, o stresi başlattılar. Delicesine bir ezber öğrenme ve delicesine tek bir hedef uğruna çocukların 4 sene hayatın diğer tüm alanlarından vazgeçmeleri gerekiyor" diyor.
İlköğretim beşinci sınıftaki yerleştirme sınavının öğrencilere daha az zarar verdiğini savunan Ünaldı, çocukların bu sürenin sonunda ortaöğretim yaşamları boyunca "daha iyi tedavi edilebilecek bir zamanları" kaldığını söylüyor: "Şimdi bize kalan sadece dört yıl. Yukarıda ÖSS baskısı var. Lise araya sıkışmış akordiyon gibi zavallı bir eğitim basamağı durumunda." Ünaldı sınava karşı değil. Tam tersine çocukların akademik anlamda daha yüksek standartlara ulaşabilmesi için sınavların olması gerektiğinde hemfikir. Ancak sınavlar pozitif kişilik gelişimi açısından doğru bir üslupta yapıldığı zaman sağlıklı ve yeteneklerini geliştiren bir antrenman olabilir. Yoksa gelişmeyi ve sorgulamayı unutturan bir yarış değil...
 

0 yorum

Özel Feza Lisesi, öğrenciler arası seviye farkını `Kur Sistemi` ile kapatacak

15 Ekim 2008, 19:06. 0 fav. tanjant2x.  
Etiketler: basamak, eğitim, eğitim ve öğretim, fizik, ingilizce, kimya, kur sistemi, lise, matematik, müdür, okul, orijinal, program, samsun, sbs, seviye belirleme sınavı, özel, öğrenci, öğretim, öğretmen

youdothemathbylefseninjlz9

Samsun Özel Feza Lisesi, öğrencilerin bulunduğu noktadan daha öteye sıçraması ve temel derslerin daha iyi anlaşılabilmesi için "Kur Sistemi" ne geçti.

Okul Müdürü Soner Öner, eğitim ve öğretimde yaptığı orijinal uygulamalarla öğrencilerin başarısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Samsun Özel Feza Lisesi, sene başında lise-1 öğrencilerine yönelik düzenlediği Seviye Belirleme Sınavı(SBS)`nın sonuçlarına göre; öğrencileri gruplandırdı. Gruplanan öğrencilere kur sistemine göre ders anlatımına başlandı.

 

Okul Müdürü Soner Öner, kur sistemine göre öğrencileri seviye tespit sınavında matematik, kimya, fizik, İngilizceve edebiyat derslerinden yaptıkları netlere göre beşerli-sekizerli küçük gruplara ayırdıklarını söyledi. Okulöğretmenlerinin, cumartesi sabah 09:00 ile 13:00 arası yapacakları dört saatlik bire bir ilgilenmeyle bu küçük gruplara, eksiklerinin olduğu basamaktan başlayarak kur yükseltme esasına göre ders anlatacaklarını belirten Öner, `Bu programda amacımız; farklı okullardan gelen ve farklı farklı düzeylerde olan öğrencilerimizi kur sistemiyle aynı seviyeye çıkararak, sınıf içindeki (hafta içi) ders verimini artırıp öğrencilerimizin istediğimiz başarı düzeyine ulaşmalarını sağlamaktır. Ayrıca bu derslerden sonra da öğrencilere belirli testler verilerek konuların daha iyi pekiştirilmesi amaçlanmakta, bu testlerin çözümleri de ilgili öğretmenlerce aynı gün gerçekleştirilmektedir. Kursun öğrenciler tarafından büyük ilgi görmesi ve öğrencilerin kurs hakkındaki olumlu beyanları öğretmenlerimizi mutlu etmektedir.` dedi. Öner ayrıca, Samsun`da eğitim alanında bir çok ilklere imza atan Feza Eğitim Kurumları`nın bundan sonra da benzer ilkleri gerçekleştireceklerini kaydetti.

 

 

Kaynak: Zaman 

0 yorum